Kitapsihirbazi, Ne sihirdir ne keramet indirimdedir bütün marifet
Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
%20
İktidarsızlığın İktidarı ve Sanat Emre Zeytinoğlu

İktidarsızlığın İktidarı ve Sanat

Liste Fiyatı : 12,96TL
İndirimli Fiyat : 10,37TL
Kazancınız : 2,59TL
Havale/EFT ile : 10,06TL
İktidarsızlığın İktidarı ve Sanat
İktidarsızlığın İktidarı ve Sanat
Ayrıntı Yayınları
10.37
Özgürleşme düşüncesi siyasetin ana ekseni olduğu gibi, sanatın da temeline yerleşmiştir; ancak Özgürleşme nedir? sorusunun yanıtı verilmeden, siyaset ve sanatın özgürleştirici rolü üzerine bir şey söyleyebilmenin olanağı yoktur. İşte bu kitap böyle bir arayışın ürünüdür. İlk bakışta özgürleşme, tikel bir kazanımdır ve kişinin çevresini kuşatan iktidardan kurtulması anlamına gelir. Başka bir ifadeyle, kişinin eylemleri sırasında, sınırsız ve baskıcı olmayan bir alanda var olduğunu hissetmesi demektir. Özgürlük hissi ona mutluluk verir vs. Ama özgürleşmenin tanımı bu kadar basit olsaydı, ya kişinin toplumsallığı yadsıması (ki buna olanak yoktur) ya da o toplumsallık içinde kendisine en yüksek çıkarları vaat eden mevcut iktidar örgütlenmesine dahil olması gerekecekti. İktidardan kurtulmayı amaçlayan kişinin, özgürleşme adına yeniden iktidarı arzulaması bir çelişki sayılmaz mı? Başka insanları, kendine ait bir özgürlük ortamında mutlak araç haline getirmiş kişi, nasıl bir özgürleşme tesis etmiş olabilir? Bununla birlikte, tikel kazanımlar getirmeyen bir özgürleşmenin de anlamsızlığı açıktır. Acaba topyekûn bir özgürleşme vaat eden bir sistemin iktidara sahip olması, bizimle birlikte başka insanların da özgürleşeceğini mi gösterir? Olabilir; ama bu durumda da özgürleşmenin tanımı ile iktidarın tanımı arasında bir örtüşme olacak ve özgürleşme, iktidar tanımına dönüşecektir. Şimdi karşımıza, Özgürleşme nedir? sorusunun yanı sıra, bir de İktidar nedir? sorusu çıkmaktadır. Bu iki şeyin farkını güvenli bir tavırla yanıtlayabilir miyiz? Yoksa özgürleşme, iktidarla kurduğu gizli bir bağı mı ifşa etmeye başlamıştır? İşte özgürleşme ile iktidar arasındaki bu örtüşmeler ve kopukluklar, özellikle on sekizinci yüzyıl Aydınlanma Çağından bugüne dek zihinleri meşgul etmiş ve siyaset felsefelerinden sanata doğru uzanan bir alanı çok yakından ilgilendirmiştir. Bu kitap, sanatın siyasetle ilişkisini sorgularken, şimdiki zamandan bir bakışı merkeze alarak, söz konusu soruların çelişkili yanıtları içinde yolunu arıyor.
  • Açıklama
    • Özgürleşme düşüncesi siyasetin ana ekseni olduğu gibi, sanatın da temeline yerleşmiştir; ancak Özgürleşme nedir? sorusunun yanıtı verilmeden, siyaset ve sanatın özgürleştirici rolü üzerine bir şey söyleyebilmenin olanağı yoktur. İşte bu kitap böyle bir arayışın ürünüdür. İlk bakışta özgürleşme, tikel bir kazanımdır ve kişinin çevresini kuşatan iktidardan kurtulması anlamına gelir. Başka bir ifadeyle, kişinin eylemleri sırasında, sınırsız ve baskıcı olmayan bir alanda var olduğunu hissetmesi demektir. Özgürlük hissi ona mutluluk verir vs. Ama özgürleşmenin tanımı bu kadar basit olsaydı, ya kişinin toplumsallığı yadsıması (ki buna olanak yoktur) ya da o toplumsallık içinde kendisine en yüksek çıkarları vaat eden mevcut iktidar örgütlenmesine dahil olması gerekecekti. İktidardan kurtulmayı amaçlayan kişinin, özgürleşme adına yeniden iktidarı arzulaması bir çelişki sayılmaz mı? Başka insanları, kendine ait bir özgürlük ortamında mutlak araç haline getirmiş kişi, nasıl bir özgürleşme tesis etmiş olabilir? Bununla birlikte, tikel kazanımlar getirmeyen bir özgürleşmenin de anlamsızlığı açıktır. Acaba topyekûn bir özgürleşme vaat eden bir sistemin iktidara sahip olması, bizimle birlikte başka insanların da özgürleşeceğini mi gösterir? Olabilir; ama bu durumda da özgürleşmenin tanımı ile iktidarın tanımı arasında bir örtüşme olacak ve özgürleşme, iktidar tanımına dönüşecektir. Şimdi karşımıza, Özgürleşme nedir? sorusunun yanı sıra, bir de İktidar nedir? sorusu çıkmaktadır. Bu iki şeyin farkını güvenli bir tavırla yanıtlayabilir miyiz? Yoksa özgürleşme, iktidarla kurduğu gizli bir bağı mı ifşa etmeye başlamıştır? İşte özgürleşme ile iktidar arasındaki bu örtüşmeler ve kopukluklar, özellikle on sekizinci yüzyıl Aydınlanma Çağından bugüne dek zihinleri meşgul etmiş ve siyaset felsefelerinden sanata doğru uzanan bir alanı çok yakından ilgilendirmiştir. Bu kitap, sanatın siyasetle ilişkisini sorgularken, şimdiki zamandan bir bakışı merkeze alarak, söz konusu soruların çelişkili yanıtları içinde yolunu arıyor.
      Stok Kodu
      :
      9789755398112
      Boyut
      :
      135-215
      Sayfa Sayısı
      :
      176
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2014-04
      Kapak Türü
      :
      Karton
      Kağıt Türü
      :
      2.Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat